Etki yaratmak ya da yaratamamak!

February 2, 2014

 

İşte fikirlerinizin diğerleri tarafından ciddiye alınması için bütün mesele bu. Yazının devamını okumadan önce aşağıdaki sorunun cevabını düşünün.

 

  • Üzerinde etki yarattığınızı düşündüğünüz kişiler veya durumları düşünün.  Başarınızın kaynağı neydi?

 

Yukarıdaki sorunun cevabını düşündüğünüzde etki yarattığınız durumların bir tesadüf olmadığına emin olabilirsiniz. Sadece yukarıdaki durumlarda etki yaratmanızı sağlayan güç kaynaklarının farkında olmadığımız için bunları sistemli ve düzenli olarak kullanmıyoruz. Yarattığınız etkinin kaynağında ne var?

 

Etki yaratmak, diğerlerinin sizin fikirleriniz paralelinde davranmasını sağlamak için kullanabileceğiniz belli başlı güç kaynaklarına, beraberlerinde getirdikleri avantaj ve dezavantajlara biz göz atalım.

 

Değerli bir kaynak: Eğer bol paranız veya istediğinize kullandırabileceğiniz bir kaynağın başındaysanız, etki yaratabilirsiniz.

AMA ya bir gün bu kaynak tükenirse?

 

Güç: Elinizde çevrenizi tehdit etmek için kullanabileceğiniz bir gücünüz varsa, etki yaratabilirsiniz.

AMA ya bir gün gücünüzü kaybederseniz?

 

Yüksek mevki: Mevkinizle, hele bir de üst düzey bir yönetici iseniz etki yaratabilirsiniz.

AMA ya bir gün organizasyon değişirse? Hatta günümüzde çoğu kurumda yılda birkaç kez organizasyon değişikliği olabiliyor; daha önce varolmayan birimler kuruluyor; daha önce birbiri ile ilişkisi olmayan kişiler birbirine raporlamaya başlayabiliyor.

 

Uzmanlık: Uzmanlığınız ve bilginizle de etki yaratabilirsiniz. Okulları boşuna mı okudunuz, bu kadar eğitimi boşuna mı aldınız.

AMA  günümüzün dünyasındaki bilgiyi, markette satılan bir kutu süte benzetiyor uzmanlar. Süt kutusu gibi bilginin de “son kullanma tarihi” var, diyorlar. Üniversite eğitiminden elde edilen bilginin geçerlilik süresi iki yıldan daha kısa. Uzmanlığınızı sürdürebilmek için sürekli yenilenme ve gelişim ihtiyacınız olduğunu unutmayın.

 

Sürekli sizinle olabilecek bir etki kaynağı yok mudur? Vardır, ancak emek vermek gerekir, yeterince sağlam bir temel kurduğunuzda da sadece bugün değil, yaşamınızın sonuna hatta son nefesinize kadar sizinle beraberdir. Etki yaratmak için en doğru kaynak, kuracağınız olumlu ilişkilerdir.

 

Yukarıda bahsettiğimiz tüm güç kaynaklarının bir gün elinizden alınma veya sizin kaybetme ihtimaliniz çok yüksek. Olumlu ilişkilere sahip olmanız ise sizi birçok alanda destekleyecek, fikirlerinizin dinlenmesi konusunda yardımcı olacaktır. Üstelik sadece iş yaşamınız sırasında değil, emeklilik günlerinizde de (ki uzak gibi görünse de bir gün gelecek...) yaşamınızı keyifli kılacaktır.

 

Olumlu ilişkiler oluşturmak için etkileşimlerinizde güven oluşturabilmek önemli bir zemin oluşturur. Güven oluşturabilmek için;

  • yaptığınız işte uzman olmanız ve kendinizi geliştirme imkanlarını kullanmanız,

  • karşınızdaki kişiye onu önemsediğinizi hissettirmeniz (göz teması, sadece kulağınızla değil tüm konsantrasyonunuz ile dinleme, not alma, ismini kullanma, soru sorma),

  • verdiğiniz sözleri tutmanız ve tutamayacağınız sözleri vermemeniz,

  • karşınızdaki kişiyle samimi ve anlaşılır bir iletişim kurmanız gereklidir.

Güven temeline yerleşmiş olumlu ilişkilere sahip olduğunuz kişilerle etkileşimlerinizde etki yaratmanın hiç de zor olmadığını göreceksiniz.

 

Birgün Henry Ford'a çok basit tarih ile ilgili bir soru sormuşlar,

bilemeyince herkes hayrete düşmüş.

Henry Ford "Ben her şeyi bilmek zorunda değilim,

ama bu bilgiyi bana doğru verecek kişiye beş dakikada ulaşabilirim" demiş.

 

Olumlu ilişkileriniz ile sonsuza dek etkili olduğunuz günler dilerim.

Please reload

Featured Posts

Geleceğin İnsanı Olabilmek için Mandela’dan “UBUNTU”

July 31, 2015

1/5
Please reload

Recent Posts

September 6, 2016

April 30, 2016

Please reload

Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2013 DuruGönen Consultancy.   info@durugonen.com