© 2013 DuruGönen Consultancy.   info@durugonen.com

Yarının Cahili Olmamak İçin...

March 3, 2017

 

’21. yüzyılın cahili okuyup yazamayanlar değil, öğrenmeyi bilmeyen, öğrendiklerinden vaz geçemeyen, eskileri unutup yeniden öğrenemeyenlerdir.’ der Alvin Toffler. Dünyanın en ünlü fütüristi, en etkili 50 düşünce insanından biri olarak tanımlanıyor Toffler.

 

Toffler’in dediği gibi unutmadıkça, vaz geçmedikçe ne faydası var ki yeni bilgilerin.

 

İşte kritik soru: ‘Neden öğreneyim ki? İnsan neden öğrenmek ister ki? Ya daha iyiye ulaşmak için ya da daha kötüden kaçmak için. Ama ya her şeyi biliyorsa, ya da bilsem ne olur ki diyorsa.

 

Yılmaz Özdil’in son kitabı Adam’da Ekonomi Profesörü Salih Neftçi’nin yaşadığı olayı sizinle paylaşmak isterim. Yeni kurulan bir bankaya eğitim vermektedir ve katılımcıların sektördeki acemiliğinin yanı sıra özellikle kurumsal hayatta uygun bulunmayan beyaz çorap ve makosen ayakkabıları dikkatini çeker. Fakat ellerinde defterler sürekli not alırlar ve sorular sorarlar. Salih Bey eğitim tamamladığında, ciddiyet ve sorulardan dolayı keyiflidir. Birkaç yıl sonra aynı banka tekrar bir eğitim ister ve çok büyüdük, yurtdışına açılıyoruz, derler. Salih Neftçi heyecanla gelir. Artık ayakkabılar İtalyan ve dış görünüş etkileyicidir ancak not alma ve soru sorma ihtiyacını kaybetmişlerdir. Çünkü her şeyi biliyorlardır. Banka birkaç yıl sonra batar.

 

Çocukların birçoğu sınıf geçmek için öğrenmiyorlar mı? Çalışma hayatında birçoğumuz performans, terfi, prim için öğrenmiyor muyuz? Öğrenme coşkusu ile dolu bir millet olduğumuzu sanmıyorum. Soru sorar, araştırır ve seni bilmediğinle yüzleştirir. Sen düşünürken, O zaten yolunu çizmiş yeni öğrenme hedeflerine doğru yelken açmıştır bile.

 

Çözüm ne pahasına olursa olsun öğrenmeyi öğrenmekte! Öğrenmek özgürleştirir. Bağlarından kurtarır insanı.

 

Öğrenmeyi öğrenmek yaşamı ele alış tarzı, bir tavır. Bu tavrı ilk sergileyenlerden biri de MÖ yaşamış olan Sokrates. ‘Bildiğim tek şey var ki o da hiçbir şey bilmediğim’ diyor. Biliyorum diyen herkesle bildiklerini tartışmak ve aslında bildiklerini zannettikleri her şeye dair savlarını çürütmek için sorgulaması ile biliniyordu. Bunun için de karşı argümanlar geliştirmek yerine sadece sorular soruyordu. İşte insanlık tarihin dönüm noktası! Soran insan.

 

Soran ve sorgulayan insan öğrenir ve öğrendikçe özgürleşir. Yani kendisidir, potansiyelini keşfeder, gücünün farkına varır ve gücünü potansiyelini gerçekleştirmek için kanalize eder ve bu coşku dolu yolculuk sonsuza kadar sürer.

 

Günümüzde ne yazık ki, araştırmak, öğrenmek, duyduklarını tartışılmaz gerçekler olarak kabul etmeyip sorgulamak ne teşvik edilen, ne istenen bir duruş olduğu için giderek uygunsuz bir davranış olarak algılanıyor. Hatta cezalandırılıyor.

 

Böylece hepimizin 21. yy cahili olmamız hedefleniyor.

 

Öğrenmeyi öğrenmek aslında insanın insan olma mücadelesidir.

 

Gelin kendimizle bir oyun oynayalım ve bir süreliğine inandığımız bazı gerçekleri sorgulayalım, araştırıp, yeniden öğrenelim sanki ilk kez öğreniyormuş gibi. Zamanım yok diyorsanız, uçurumun kenarındasınız!

 

Kathryn Schulz / TED Talk

Öğrenmekten alıkoyan en etkili unsur, hata yapma korkusu. Kathryn Schulz konuşmasında aslında hataları tembellerin yaptığından ve doğru olduğundan emin olma halinin bireyi nasıl uçuruma doğru yaklaştırdığından bahsediyor.

https://www.ted.com/talks/kathryn_schulz_on_being_wrong?language=tr

 

Kitap önerisi: Alvin Toffler / Üçüncü Dalga

http://www.kitapyurdu.com/kitap/ucuncudalga/120769.html&manufacturer_id=1512

 

Yılmaz Özdil / Adam

 İlham verici ve öğrenmeyi asla sonlandırmayan adamların hikayeleri için okumalısınız. Bildiğinizi zannettiğiniz adamların gerçek hikayeleri ile tanışmak için okumalısınız.

Please reload

Featured Posts

Geleceğin İnsanı Olabilmek için Mandela’dan “UBUNTU”

July 31, 2015

1/5
Please reload

Recent Posts

September 6, 2016

April 30, 2016

Please reload

Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square